Yeni melez bir dil oluştu

Yeni melez bir dil oluştu
  • 0
  • 159
  • 21 Ekim 2021
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
    Loading...
  • +
  • -

Yeni melez bir dil oluştu

Nürnberg Müsiad/Nord Bayern e.V tarafından ‘Ebeveyn olarak çocuğuma, okul hayatında en etkili nasıl destek olabilirim’ konulu bir toplantı düzenlendi. Başkonsolos Serdar Deniz’in de katıldığı toplantıda ebeveynlere çocuk eğitimiyle ilgili bilgiler verildi.

Nürnberg Müsiad/Nord Bayern e.V tarafından ‘Ebeveyn olarak çocuğuma, okul hayatında en etkili nasıl destek olabilirim’ konulu bir toplantı düzenlendi. Nürnberg Müsiad salonunda düzenlenen ve eğitim danışmanı Halil Cesur’un konuşmacı olarak katıldığı toplantıda, Nürnberg Başkonsolosu Serdar Deniz, Eğtim Ataşesi Dr. Mune Savaş, Nürnberg Müsiad Başkanı Haluk Dokur, TGMN Başkanı Bülent Bayraktar, UID Bölge Başkanı Yılmaz Deliduman, CHP Kuzey Bavyera Birlik Başkanı Rifat Çolak ile birlikte Nürnberg ve çevresindeki Sivil Toplum Kuruluşlarından temsilcileri hazır bulundu. Toplantının açılış konuşmasını yapan Nürnberg Müsiad Başkanı Haluk Dokur “Yaptığımız etkinliklerde yanımızda olan Nürnberg Başkonsolosu Serdar Deniz, Eğitim Ataşemiz Mune Savaş ile Nürnberg Müsiad yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyorum” dedi.

‘İŞİMİZ ZOR’
Başkonsolos Serdar Deniz “60 yıl önce Almnanya!ya gelen aillerin çocuklarından bazıları iyi meslek sahibi olarak dikkat çekici görevlere geldi. Maalesef bazı veliler çocuklarına Türkçe dersleri aldırmak istemedikleri gibi bazı veliler de Türkçe derslerine giden çocuklarının Türkçe derslerine katılmasında çocuklarına zorlama yapamadı. Bunu fırsat bilenler Alman eğitim müfredatında ders geçme notu olarak kabul edilen Türkçe dersini kaldırdı. Dördüncü, beşinci nesilden sonraki jenerasyonumuzda entegrasyon durumu söz konusu olacak ve yeni bir melez dil ortaya çıkacağı görülüyor. Çocuklarımız ve gençlerimizin hatta bazı ailelerin Almanca, Türkçe karışımı melez dil konuşması bunun göstergesidir. Türk toplumunun Almanya’da çok daha başarı elde etmesi, iyi meslek sahibi gençlerimizin sayısının çoğalması için öğretmenler kadar ailelere de büyük görevler düşüyor” dedi.

‘MELEZ DİLLE TÜRKÇE YOK OLACAK’
Eğitim Ataşesi Dr. Mune Savaş da “Eğitim hayatı önem taşıyan bir konudur. Geleceğimizin mimarı çocuklarımız iyi eğitim almazsa, geleceği tehlikeye girecektir. Alman eğitim sistemine ayak uyduramayan çocuklarımızın sayısı çok olduğundan akademik başarısı azalmaktadır. Melez dille Türkçenin tamamen yok olması gündemde. Türkçe derslerine çocuklarımızı göndermek akademik başarısını artıracaktır.Türkçe dilimize,kültürümüze,gelenek ve göreneklerimize sahip çıkmak bizlerin görevi olmaldır”dedi. Ana dilini iyi öğrenmiş bir çocuğun diğer dilleri öğrenmesi daha kolay olacağı bilinmesi gerektiğini belirten Savaş, görev bölgemize Türkiyeden gelen 29 öğretmenimiz. çocuklarımıza ana dillerini unutmamaları için çaba sarfetmektedir. Türkçe eğitim almasıyla Almanca Türkçe karışık dilin konuşmasın önüne geçilmesi gerekir.Özgüvenli çocuklar yetiştirmek iyi Türkçe eğitim almasıyla olacaktır” diye konuştu.

OKUL SONRASI MESLEK HAYATI ÖNEMLİ
Müsiad yönetim kurulu üyesi ve eğitim danışmanı Halil Cesur, konuşmasında okul sonrası mesleki hayata geçişin önemine değindi. Cesur, Almanya’da yaşayan Türk gençlerinin çoğunun emsallerine kıyasla okul hayatından meslek hayatına geçişte ortalama iki yıl kaybettiklerini belirtti. Cesur, “Gençlerimiz, sevmediği meslek üzerine eğitim alırsa, yanlış meslek seçerse yaptığı işlerde başarısı azalır. Bu nedenle gençlerimiz geleceğini karartmak istemiyorsak, meslek eğitimi konusunda uzman danışmanlarla görüşme yapması faydalı olacaktır. Mutsuz bir şekilde işe gitmek zorunda olmanın psikolojik sorunlara neden olabildiğinden, gençlerin meslek seçimi önemlidir” dedi.

Çocukların okul hayatını etkileyen bir çok sebebinin olduğunada dikkat çeken Cesur, çocukların okul hayatını şekillendirmede ailenin, öğretmenler kadar büyük rol oynadığını ve eğitim konusunda ailenin bilinçli hareket etmesi gerektiğini belirtti. Toplum içinde çocuklarımıza ve gençlerimize ”neden notların iyi değil. Komuşunun tanıdığın çocuk okudu sen neden okuyamıyorsun..” gibi cümlelerle çocuklarımızı ve gençlerimizi rencide edilmesinin yanlışlığınıda vurguladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir