‘Tarih, olmuş ile bitmişin hikâyesi değildir’

‘Tarih, olmuş ile bitmişin hikâyesi değildir’
  • 0
  • 324
  • 17 Aralık 2023
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
    Loading...
  • +
  • -

‘Tarih, olmuş ile bitmişin hikâyesi değildir’
İlhan Baba-Würzburg
Cumhuriyet’in 100’üncü yılında, Almanya Türk Mühendis ve Mimarlar Birliği (TMMB) tarafından, Türk-Alman ilişkilerini konu alan bir konferans düzenlendi. Konferansa konuşmacı olarak Almanya IKG Enstitüsü Başkanı Dr. Latif Çelik katıldı.
Konferansın açılış konuşmasını yapan TMMB Almanya Başkanı Demir Ceylan, “Türkiye ile Almanya arasındaki köklü geçmişe dayanan ilişkilere her alanda rastlıyoruz. Ancak bunları anlamlandırılarak günümüz insanına sunmak önemlidir. Büyük Atatürk’ün en önemli eserim dediği Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılına yönelik konferanslar serisinde kültür tarihi araştırmacısı Dr. Latif Çelik’i davet ettik. Tarihi süreçte ilginç bilgilerle karşılaşacağımızdan eminiz” dedi. Türk-Alman toplumunun ortak kültür tarihinin peşinde 38 yılda 130 bin kilometreden fazla yol katettiğini belirten Dr. Latif Çelik ise şunları söyledi: “Tarih olmuş ile bitmişin hikâyesi değildir. Tam tersine, geleceğin üzerine bina edileceği ciddi bir bilim dalıdır. Bu açıdan bakınca, Türklerin ve Almanların zaman tünelindeki birlikteliği Haçlı Seferleri’ne kadar gider. Almanya’dan kalkıp Türkiye coğrafyasında hayatını kaybederek geri dönemeyen Friedrich Barbarossa gibi örnekler olduğu gibi, Halep’te esir olarak Almanya içlerine getirilen Mehmet Sadık Selim Soldan veya İkinci Viyana Kuşatması sonrası Avrupa içlerine getirilen Osmanlı Subayı Carl Osman gibi Türklerin de izine rastlamak mümkündür.”
“Almanya ile Türkiye arasındaki ilişki ve izlerin kronolojik dizini için yıllardır çalıştım. Bu konuda 12 ayrı esere imza attım. Almanya için Türkiye, doğunun en batısıdır. Türkiye ise Almanya’yı Avrupa’nın tamamı olarak görür. Türklerin Almanya’ya olan samimiyetini fark edemeyen Almanya, İslam dünyası ve Orta Doğu’da Türkiyesiz bir Alman projesinin başarılı olamayacağını çok iyi bilir. Öte yandan Osmanlı’nın son 3 asrı ile Cumhuriyet’in tamamında Almanya ile yaşanan yoğun ilişkilerin izlerine rastlarız. Ancak bunları anlamlandırmak, yorumlamak ve bilimsel süzgeçten geçirip her iki topluma kültürel zenginlik olarak sunabilmek bir arada yaşamanın en önemli kültürel kodlarıdır. Günümüz insanlığı kültür tarihinin arşiv çeşmelerine yaklaşmayı başarabilse, hayat çok daha kolaylaşacaktır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir